Sosyal medya ve marka

12 Temmuz 2010 | Yazar: admin | Kategori: Marka

2000’li yılların başında, dinamik web sitelerinin artmasıyla; kullanıcılar ziyaret ettikleri web siteleri ile iletişime geçebilme, yorum yazabilme ya da herhangi bir bilgi ekleme şansına sahip oldular. Özellikle 2004 senesinden sonra kullanıcıların kişisel özelliklerine, ortak paylaşımlarına ve ilgi alanlarına göre siteler oluşturulmaya başlandı ve bu noktada sosyal ağ kavramı anlam kazandı.

Bu gelişmelere paralel olarak; iş hayatımızda ve sosyal hayatımızda yaptığımız pek çok faaliyetin (alışveriş yapmak, eş-dost ve arkadaşlar ile iletişime geçmek, gazete okumak, sohbet etmek gibi) internet ortamına aktarılması ile kullanıcılar da daha fazla paylaşımda bulunmaya başladı. Alışverişler online yapıldığı gibi, bu yapılan alışverişler sonucunda edinilen deneyimler diğer internet kullanıcıları ile paylaşıldı. İnternette okunan herhangi bir haber; forumlar ve gruplar gibi ortamlarda paylaşılırken üzerinde tartışıldı, bu nedenle de insanlar geleneksel sosyal ortamlardan internetin canlılığına ve cazibesine kapılarak sosyal ağlara kaydılar.

Peki firmalar sosyal medyanın neresindeler? Sosyal medyayı nasıl etkili kullanıyorlar? Sosyal medyada ne yapmalılar ya da ne yapmamalılar?

Sosyal medya, gerek birey gerekse kurumsal bazda ele alındığında; verimli kullanıldığı takdirde markalaşma konusunda oldukça güzel fırsatlar sunmaktadır. Piyasaya sunulan bir ürün sosyal medya aracılığı ile kullanıcıların beğenisine sunulabilirken, çok kısa sürede geri dönüşler alınabilmektedir. Bu süreçte kullanıcıları fazla taciz etmemeye dikkat edilmeli,  olumsuz fikirlerin olumlulardan çok daha hızlı yayıldığı her zaman akılda bulundurulmalıdır.
Sosyal medyanın diğer bir avantajı ise hedef kitleye daha hızlı ulaşabilmeyi ve sadık bir takipçi kitlesi oluşturmayı sağlamasıdır. Sosyal medya kanalları etkili kullanılarak hayran kitlesi ve takipçi sayısı arttırılabilmektedir. Her kullanıcının arkadaşlarına yayın yapan bir kanal olduğu düşünülürse; sisteme girdiğiniz yeni bir ileti 7500 kişi sayesinde, çok kısa sürede 1 milyon kişiye ulaşılabilmektedir.

Sosyal medyanın gazete, tv, radyo ve dergi gibi geleneksel medya kanallarından farkları aşağıda listelenmiştir:
Sosyal medya kampanyasında, kampanyayı uygulayan kişi (bu kişi aynı zamanda ürün sahibi de olabilir) kampanyanın her aşamasına müdahale edebilir, hedefini değiştirebilir, farklılaştırabilir ya da hedef kitlenin ihtiyaçlarına göre çeşitlendirebilir.
Geleneksel medyada ise, durum böyle değildir. Firmalar reklam ajansları aracılığı ile kampanyalarını oluşturur ve gazete, tv gibi geleneksel medya kanallarına sunarlar. Bütün aşamalar başta belirlenir. Kampanya sürecinde kampanyanın yönü değiştirilemez,kampanyaya müdahale edilemez. Bu da bazı zorlukları beraberinde getirmekte, firmalara yeterince esneklik  tanımamaktadır.

Sosyal medya kampanyalarında; kullanıcılardan anlık olarak geri dönüşler alınabildiği gibi, geri dönüşlerin hızı geleneksel medyaya göre daha yüksek olmaktadır. Bu geri dönüşler ile istendiğinde kampanyanın şekli değişebilmektedir.
Geleneksel medya kampanyalarında ise geri dönüşler uzun vadede olmakta,  sabırlı olmayı gerektirmektedir. Reklamın etkinliği, ancak pazarlama hedefinin tutup tutmaması ile doğru orantılı olarak ölçülebilir. Bunun için de kampanyanın tüketici davranışlarında oluşturduğu değişikliğin pazara yansımasının beklenmesi gerekir.
Gazete, tv ve radyo gibi geleneksel medya araçlarında yapılacak kampanyalar sosyal medya kampanyalarına göre daha pahalıdır.  Sosyal medya da yapılabilecek kampanyalar ya da sosyal medya da bulunmak ise ücretsiz olabilmektedir. İşe alınacak bir sosyal medya uzmanı ya da sosyal medyada uzman bir reklam ajansı ile anlaşılarak kampanyalar yapılabilir. Facebook fan sayfası oluşturmak, twitter hesabı açmak ve bu tarz sosyal ağlarda hesap oluşturmak gibi işlemler ücretsiz yapılabilmektedir.

Sosyal medyada, davranışlarınızı hedef kitlenin beklentilerine göre farklılaştırmanız gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, karşıdaki kitle; farklı cinsiyet, yaş grubu veya farklı beğeni gruplarından olabilmektedir. Kitlenin beklentilerinin tersine davranış türlerinin ters tepebilme olasılığı da her zaman vardır.
Hitap edilen kitle ve bu kitlenin zaman geçirdiği sosyal ağların iyi tespit edilmesi gerekmektedir. A kitlesinin ilgi alınana giren X ürününü B kitlesinin de yoğunlukta olduğu bir sosyal ağda paylaşma çabası, marka başarısını olumsuz yönde etkileyebilir. Kullanıcılardan yoğun şekilde gelebilecek kötü ve hatta karalama niteliğindeki geri dönüşler; markanın ve firmanın duruşunu zedeleyebilir.

Hazırlayacağınız yarışmalar sonucunda sosyal ağlardaki takipçilerinize vereceğiniz hediyeler kısa vadede hem firmanızın takipçilerinin sayısını hem de markanızın bilinirliği de artıracaktır. Uzun vadede ise oluşturulmuş olan marka bilinirliği sayesinde rakip ürünlere göre tercih edilme oranı artacaktır.

Sosyal ağları kullanarak geri dönüşler alan firmaların neler yaptığından bahsederek konuyu somutlaştırmakta fayda var.
TTNET; Twitter ve Friendfeed gibi sitelerde oluşturduğu hesaplar ile kullanıcılardan oldukça yoğun geri dönüşler almaktadır. TTNET hakkındaki genel kanıyı göz önüne alırsak yapılan bu hareketin oldukça cesurca olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü TTNET hesaplarını açtıktan ve duyurduktan sonra hiç de hoş olmayan geri dönüşler almıştır. Fakat bunlara göğüs gererek, kullanıcılar ile bire bir iletişime geçip sorunlarına çözüm bulmaya çalışmıştır. TTNET’in bu sosyal medya hareketi birçok şeyi göze aldığının göstergesidir. Twitter kullanıcıları Ttnet’in http://twitter.com/ttnetdestek hesabına aranmasını istedikleri numaralarını direk mesaj atarak, internet bağlantılarıyla ilgili yaşadıkları problemleri ya da merak ettikleri konuları arayan uzmana sorabilmektedir. Bu uygulama ile kullanıcılar TTNET’i arama ve ekstra telefon ücreti ödeme gibi masraflardan kurtarılmaktadır.

Sosyal medyanın; mantıklı hareket edilmesi sonucunda, kısa ve uzun vadede hem güncel geri dönüşler sağlamak adına hem de ticari kazanç bakımından getirisi olacağı kesindir. Yapılabilecek mantıksız bir hareket ise, markanın bilinirliğini ve imajını zedeleyecektir. Unutmayın ki; ipin üstündeki cambaz sizsiniz ve dengede kalıp kalmamak tamamen sizin hünerlerinize bağlıdır. İpi ise müşteriler tutmaktadır. Her an ipi bırakabileceklerini de unutmamak gerekir.

admin
admin



3 Yorum yapılmış Sosyal medya ve marka

Avatar

mecit

23 Temmuz 2010 Saat 11:43

sosyal medya ile ilgili birçok yazı yazılıyor sıkılmıştım aslına bakarsan ve bu nedenle senin yazınıda okumaya başladığımda gönülsüzdüm ama hoşuma gitti. eline sağlık…

Avatar

Sosyal Medya

24 Temmuz 2010 Saat 12:16

Selam Onur, çok güzel bir yazı yazmışsın. Eline sağlık.

Ben de blogumda elimden geldiğince markalar ve sosyal medya ilişkisi üzerine yazılar yazıyorum. İncelersen çok sevinirim.

Taci.

Avatar

ali

19 Ağustos 2010 Saat 13:43

tebrik ederim doğru şeyler.çok beğendim…
ali

Yorum Yapın




Kategoriler---------------

Blog Yazarları

    Attila Gursel Aysu Dericioğlu Egemen Ekin Dericioğlu Kurt Gonca Adalı Başmakcı M. Kaan Dericioğlu Mevlüt Kutlar