MARKALAŞMANIN 10 ALTIN KURALI

20 Haziran 2011 | Yazar: Ekin Dericioğlu Kurt | Kategori: Marka

Markalaşabilmek, günümüzde farklılaşmanın ve dolayısıyla başarının kapısını açan altın anahtarlardan biri. Ancak bu altın anahtarı elde edebilmek pek de kolay değil. Ona ulaşan yolda yapılabilecek hatalar, görünemeyecek noktalar anahtara ulaşmanın yolunu uzatacağı gibi, sonsuza kadar kaybetmeye bile neden olabiliyor. Konunun tecrübeli isimlerinden biri olarak kabul edilen Ankara Patent Bürosu Genel Müdür Yardımcısı Ekin Dericioğlu Kurt’tan markalaşma yolunda düşüp kalkmadan yürüyebilmek ve sonuca ulaşıp altın anahtara kavuşabilmek için yapılması gerekenleri anlatmasını istedik. İşte o yoldaki 10 altın kural:
1) HEDEF KİTLEYİ DOĞRU SEÇİN
“Atılacak en önemli adım hedef kitlenin doğru bir şekilde belirlenmesidir.”
Markalaşma sürecinde yapılacak tüm faaliyetler için ilk olarak hedef kitleyi doğru bir şekilde belirlemek gerekiyor. Bu noktada tüketiciyi doğru anlayabilmek, yapılan faaliyetler sonucunda kendilerindeki eylem ve düşünce değişimini, satın alma kararlarını iyi analiz edebilmek ihtiyaçların doğru tespit edilmesini sağlar. Böylelikle tüketiciye daha hızlı cevaplar verilerek aynı düşünce yapısı oturtulabilir. Tüm bunların yapılmaması, ileriki safhalarda yanılgıları ve başarısızlığı beraberinde getirir.
2) TEDARİK ZİNCİRLERİNİ İYİ BELİRLEYİN
“Unutmayın, son kullanıcıya ulaşmayacak bir ürün ya da hizmet kimseyi memnun etmez.”
Hedef kitlenin ürüne ulaşımını kolaylaştıracak tedarik zincirlerini iyi belirleyin. Tedarik zinciri kavramı, son ürünün, tedarikçiden müşteriye kadar ulaşmasında üretim ve dağıtımla ilgili bütün safhaları kapsar. Bu zincirlerin başarılı olabilmesi için kanal ilişkilerinin doğru olarak belirlenmesi, uygulanması ve iletişim son derece önemlidir. Unutmayın, son kullanıcıya ulaşmayacak bir ürün ya da hizmet kimseyi memnun etmez.
3) RAKİPLERİNİZİ İYİ ANALİZ EDİN
“Teknolojide onlardan bir adım önde olmalısınız.”
Markalaşma sürecinde rakiplerin analizi en önemli noktalardan biridir. Her zaman teknolojik olarak onlardan bir adım önde olmalısınız. İnovatif ürünler ortaya koyarak değişik ihtiyaçlara çözüm bulmalı, tüketicinin merak ve heyecanını korumalısınız.
4) KALİTEYİ SABİT TUTUN
“Müşterilerinin desteği ve sadakati paha biçilemez bir varlıktır.”
Kalitenizi her zaman sabit tutun. Müşteriyi hayal kırıklığına uğratmamalısınız. Müşteriyle her zaman iletişim halinde olun. Anketler ve görüşmelerle onların ve gündemin nabzını tutun. Müşteriyle yapacağınız görüşmeler sonucunda alacağınız geri bildirimlerle eksiklerinizi giderme şansı bulurken, düşünce ve yorumlarına önem verdiğiniz için olumlu etki yaratacaksınız. Artan güven duygusu ve bağlılıkla destekçiniz olacaklardır. Müşterinin vereceği destek ve sadakat paha biçilemez bir varlıktır.
5) VARLIĞINIZ SAĞLIĞINIZLA DOĞRU ORANTILI
“Ürünleriniz ne kadar sağlıklıysa varlığınız o kadar güçlü olur.”
Varlığınıza verilecek önem, sizin ürünlerinizin ne denli kaliteli ve sağlıklı olduğuyla doğru orantılıdır. Kanserojen madde içermeyen ürünler ve sağlığa olumsuz etki etmeyecek kumaş cinsleri günümüz kullanıcısının tercihi. Hatta artık doğaya dönüş büyük rağbet görüyor. Boya kullanılmadan neredeyse birçok oyuncak saf ahşaptan üretilebiliyor.
6) ANLAMLI OLUN VE AYRIŞIN
“Ayırt edici bir marka dikkatleri sizin üzerinize çeker.”
Üründeki farklılaşma kadar markanızın ismiyle de diğer markalardan net bir çizgiyle ayrışmalısınız. Kulağa hoş gelen, anlaşılması kolay, ürünü ya da hizmeti çağrıştıran ve bir o kadar önemli olarak anlamlı bir marka yaratın. Tüm bu süreçte küresel düşünün. Farklı ve ayırt ediciliği yüksek bir marka, herkesin dikkatini çeker, gözler sizin üzerinizde olur.
7) MARKANIZI MUTLAKA ARAŞTIRIN
“Beş yıl içinde kullanmazsanız markanızın hükmü düşer.”
Sürprizlerle karşılaşmamak için yarattığınız markayı, piyasada böyle bir marka olup olmadığı yönünde araştırın. Genelde bu aşama gözden kaçırılarak kurumsallaşma ve tanıtım çalışmalarına başlanır. Araştırmanız olumlu bir şekilde sonuçlandığında da hemen marka tescil işlemlerine başlayın. Tescil işlemlerini beş yıllık şirket planını göz önünde bulundurarak yapın. Aksi halde, yani, markanın tescilli tarihinden itibaren beş yıllık süre içerisinde kullanılmadığının ispatlanmasıyla üçüncü şahıslar tarafından markanın hükümsüzlüğünün istenmesi durumu ortaya çıkabilir.
8 ) KİMİ ZAMAN TAKLİTLER ASILLARI YAŞATMAZ
“Taklitleriniz karşısında önlem alın ve yanlış yönelmelerin önüne geçin.”
Yaratılan markanızın benzerlerini engellemek ve kötü niyetli kullanımları takip etmek de markayı tescil ettirmek kadar önemlidir. Her ne kadar taklitler asıllarını yaşatır dense de zamanında önlem alarak tüketicilerin yanlış markalara yönlenmelerini engelleyin.
9) YAŞAYABİLMEK İÇİN REKLAM VERİN
“Reklam, tüketicinin kafasındaki soru işaretlerini çözer.”
Bilinirliği sağlamak, korumak ve hedef kitleye direkt ulaşabilmek için reklam ve tanıtım safhası son derece önem taşır. Markanın doğduktan sonra sağlıklı yaşayabilmesi için reklama ihtiyacı vardır. Reklam, tüketici tercihleri doğrultusunda ürün özelliklerini konumlandırmakla birlikte tüketiciye markanın faydalarına ilişkin bilgi verir. Dahası, tüketicinin tüketim kararına ilişkin kafasında canlandırdıklarını çözmeye yardım eder. Markalaşma sürecinde özellikle yatırım yapmaktan kaçınılmaması gereken bir aşamadır.

10) AR-GE ÖLÜMSÜZ KILAR
“Ar-Ge’nin sürekliliği markanızı ölümsüz kılar.”
En önemli noktalardan biri de Ar-Ge’dir. Bu süreçte deneyimleri, kazandığınız birikimleri, aldığınız eleştirileri yeni ürün ya da hizmetler yaratmak için kullanın. Bu noktada sürecin her zaman devam ettirebilmesi yaratılan markayı ölümsüz kılacaktır.

Ekin Dericioğlu Kurt

Milliyet Gazetesi Kobi Seyri Eki’nden alınmıştır.

Ekin Dericioğlu Kurt
Ekin Dericioğlu Kurt
Ankara Patent Bürosu Genel Müdür Yardımcısı


Yorum Yapın




Kategoriler---------------

Blog Yazarları

    Attila Gursel Aysu Dericioğlu Egemen Ekin Dericioğlu Kurt Gonca Adalı Başmakcı M. Kaan Dericioğlu Mevlüt Kutlar