İnovasyon, İşbirlikleri ve Marka

23 Temmuz 2010 | Yazar: Aysu Dericioğlu Egemen | Kategori: Marka

Herkes tarafından tercih edilen, rekabet gücü sağlam bir marka olmak artık çevre ve insan sağlığına dost ürünler üretmeyi gerektiriyor.  Tüketici tercihini yaparken seçtiği ürünün ona “Ben senin için varım; hayatını kolaylaştırırken, sağlığına ve çevreye de iyi bakıyorum…. “ demesini ve bu vaadi gerçekleştirmesini bekliyor.

Ar-Ge faaliyetinin önemi burada ön plana çıkarken, Türk sanayicisi; bu kadar yüksek maliyet ve deneyim gerektiren hatta belki de yıllarca süren çalışmalar sonucunda bir ürünün ortaya çıkabileceğini göz önünde bulundurarak, yapılması gereken onca işin içinde kaybolurken nereden başlayacağını ve hangi birini yapacağını bilemediğinden bir adım geri duruyor.

Son yıllarda en moda çözüm önerisi olan “inovasyon” kavramının hayatımıza ciddi anlamda girmeye başlamasının altında ise; inovasyonun kavramının ar-ge faaliyetleri ve ürünlerin ticarileştirilmesi aşamaları arasında kurduğu bağ var. Çünkü inovasyon dendiği zaman sadece bir buluş yapılmasından ya da yeni bir ürün veya hizmet gelişmekten bahsedilmiyor. Bu yeniliğin değer katması ve toplumda fark yaratması gerekliliği üzerinde duruluyor.

İnovasyon kavramında vurgu yapılan önemli bir diğer nokta da; işbirlikleri ağı. Tek başına kalmış ve gelişen dünyaya ayak uydurabilmek adına neler yapması gerektiğini kara kara düşünen sanayiciler ile, önemli araştırmalar ve buluşlara imza atan öğretim elemanlarının bir araya gelmesi; geliştirdikleri projeye devlet desteği de alarak hareket etmeleri, onları bir adım geri bırakan kaygılarını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.  Fakat bunlar da yetmiyor, bu işbirliği ağına tüketiciyi de koyarak onların ihtiyaçlarını en iyi şekilde tespit edip, o ihtiyaçlara cevap veren ürünleri geliştirmek gerekiyor.  Tüm bu aşamaları gerçekleştirdikten sonra ise kendi teknolojisini üreten sanayici bir de geliştirdiği teknolojinin ticaretini yapıp, patentli buluşlarından lisans vererek de para kazanabiliyor. İşbirliğinde yer alan tüm taraflar için ortaya çıkan kazan-kazan durumuyla da herkes kazanıyor.

Daha önce e-bültenimizde de yer verdiğimiz ve gıda sektörüne damgasını vuracak “ YENEBİLEN AMBALAJ” buluşu çok başarılı bir işbirliği örneği. İzmir İleri teknoloji Enstitüsündeki Biyoteknolojik ve Biyomühendislik Laboratuarında farklı disiplinlerden bilim adamlarının yürüttüğü TÜBİTAK destekli çalışma ile geliştirilmiş  olan ve 3-4 yıl içinde üretime başlanabileceği düşünülen ambalaj; Prof. Dr Ahmet Yemenicioğlu’nun AA muhabirine dediği üzere, antimikrobiyal ve antioksidan özellikler içeriyor. Raf ömrünü uzatan ambalaj, aynı zamanda gıdaları mikroplara karşı da koruyor. Gıdanın bozulmaması için konular katkı maddelerine bu ambalaj sayesinde gerek kalmamasıyla da gıdanın lezzeti artıyor. Mısır proteininden üretildiği için doğada çözünülebiliyor ve yenilebiliyor.

İşte piyasaya çıktığı anda; dev bir marka olacak, herkes tarafından tercih edilecek, rekabet gücü sağlam bir ürün.

Aysu Dericioğlu Egemen
Aysu Dericioğlu Egemen
Ankara Patent Yönetim Kurulu Üyesi - İstanbul İrtibat Bürosu


Yorum Yapın




Kategoriler---------------

Blog Yazarları

    Attila Gursel Aysu Dericioğlu Egemen Ekin Dericioğlu Kurt Gonca Adalı Başmakcı M. Kaan Dericioğlu Mevlüt Kutlar