TASARIMLARDA YENİLİK

Ocak ayında yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu ile birlikte tasarımların Kanun kapsamında tescilli ve tescilsiz olarak korunabilmesi için gereken kriterlerden olan yenilik kriterinin anlaşılması oldukça önem kazanmıştır. Çünkü artık yeni olmadığı tespit edilen tasarım tescil talepleri Türk Patent tarafından reddedilecektir. Türkiye’de pazara sunulması ardından 3 yıl boyunca korunabilecek olan tescilsiz tasarımların da Kanun kapsamında korunabilmesi için de yeni ve ayırt edici olmaları gerekmektedir.

Yenilik:

Sınai Mülkiyet Kanunu’nda yenilik tanımı aşağıdaki gibi yapılmıştır.

Bir tasarımın aynısı;
-tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce
-tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya sunulduğu tarihten önce
dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.

Yenilik kriterini anlamaya çalışırken öncelikle günlük konuşma dilimizde “yenilik” kelimesini nasıl kullandığımızı unutmamız gerekiyor. Ardından tanımda geçen “aynısı” kelimesinin altını çizmemiz gerekiyor. Çünkü “yenilik” kelimesi konuşma dilimizde, tasarım ile ilişkilendirildiğinde bir sıfat olarak; inovatif tasarım ya da özgün tasarım anlamında kullanılıyor. Fikri haklar açısından bakıldığında ise “yenilik” kelimesi kesinlikle bu anlamı ifade etmiyor. Yenilik kriteri sadece bir tasarımın aynısının kamuya sunulup sunulmadığına dair bir kriter olarak karşımıza çıkıyor.

Aslında “yenilik” kelimesini günlük hayatımızda, kriter olan yenilik ile aynı anlamda kullandığımız yerler de mevcut. Örneğin; aramıza yeni biri katıldı dediğimizde, aramıza katılan kişinin daha önce hiç aramızda olmadığı anlamını çıkarırız, o kişiye dair başka ek bir özellik içeremeyen bir ifadedir bu. Yeni bir kişi dediğimizde sadece o kişiyi ilk defa aramızda gördüğümüzü ifade ediyoruz ve enteresan ya da özgün bir kişi katıldı demek istemiyoruz aslında. Bu senaryoda bizi yanıltabilecek tek durum, aramıza yeni katılan kişinin ikizinin gelmesi olabilir; kişinin kendisi yani tam olarak aynısı gelmemiştir yanımıza ama yenlik kriteri tanımındaki gibi “küçük ayrıntılarda farklılık” gösteren biri olan ikizi gelmiştir . Bazı farklılıklar söz konusudur ama aynı oluşlarını değiştirebilecek seviyede değildir. İkizin gelmesi durumunda bu örneğe tasarım kriteri olan yenilik açısından baktığımızda yeni değil dememiz gerekecektir.

Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi hâkimi Fethi Merdivan’ın 2006/152 Esas Numaralı YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü davasında verdiği kararda yaptığı açıklama yenilik kriterinin anlaşılmasında oldukça aydınlatıcı ve yol göstericidir.

“Aynı olup olmadığının tespiti için yapılacak benzerlik testinde; aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma, karıştırılma tehlikesi veya olasılığı incelenemez. Yeniliği yoktur diyebilmek için, hükümsüzlüğü istenen tasarımın önceden kamuya sunulan belgelerdeki tasarım ile aynı olması şarttır. Terkini talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecektir. Yeniliğin tanımı ne KHK’da ne de mehaz yönergede vardır. Yenilik önceki tasarıma göre belirlenecektir. Aynı kabul edilmeye engel olamayan küçük ayrıntılarda farklılık hakimin takdirine göre belirlenecektir. Burada şu ölçü verilebilir. Fark; aynı olmayı ortadan kaldırmıyor, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme, yani mevcut tasarıma ek, onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık mevcut tasarım esas alınarak, ondan hareketle yapılmışsa küçüktür. Bunun dışında kalan farklar ise büyüktür. Yenilik ne özgünlük ne eşsizlik ne estetiğe sahip bulunma ne de estetiğin ve kalitenin basamağıdır.”

Son olarak görsel örneklerle konuyu biraz daha netleştirebiliriz. Aşağıda Avrupa Birliği Fikri Haklar Ofisi’nin bazı hükümsüzlük kararlarından alınmış görselleri bulabilirsiniz. Bu kararlar Türk Patent nezdinde yapılan itirazlarda emsal gösterilebilir olduklarından konuyu aydınlatma açısından önem taşıyorlar. Yalnız, bu kararlar aşağıda tüm detayları ile incelenmeyecek sadece yenilik kriteri ile ilgili bölümleri paylaşılacaktır ve ayırt edici bulunup bulunmadıklarına veya hükümsüz kılınıp kılınmadıklarına değinilmeyecektir. Çünkü şu an için amaç kafa karıştırmadan sadece yenilik kriterine odaklanmaktır. İlerleyen sayılarda ayırt edicilik, bilgilenmiş kullanıcı, tasarımcının tasarlarken ne kadar özgür olduğu, normal kullanımda tasarımların görünür olması gibi konulara değinilerek tasarımların korunmasındaki önemli tüm kriterler ve kavramlar incelenecektir.

Avrupa Birliği Fikri Haklar Ofisi 3. Temyiz Kurulu Kararı R 1287/2013-3:

Tescil alarak yayına çıkan tasarım:

Yeni olmadığı gerekçesi ile belgenin hükümsüzlüğü talebi için sunulan önceki tasarım:

Önceki tasarım karşısında diğer tasarım yeni bulunmuştur.

Avrupa Birliği Fikri Haklar Ofisi 3. Temyiz Kurulu Kararı R 104/2011-3:
Tescil alarak yayına çıkan tasarım:

Yeni olmadığı gerekçesi ile belgenin hükümsüzlüğü talebi için sunulan önceki tasarım:

Önceki tasarım karşısında diğer tasarım yeni bulunmuştur.

 

Avrupa Birliği Fikri Haklar Ofisi 3. Temyiz Kurulu Kararı R 25/2014-3:

2 Kasım 2010 tarihinde yapılan başvuru sonrası 11 Kasım 2010 tarihinde tescil alarak yayımlanan tasarım:

 

Yeni olmadığı gerekçesi ile belgenin hükümsüzlüğü talebi için sunulan önceki tasarım, başvuran şirketin 20 Mayıs 2008 tarihindeki web sitesi görüntüsünden alınmış:

Tescile konu olan tasarımın başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğunun anlaşılması üzerine tasarımın yeni olmadığına karar verilmiştir.

 

Avrupa Birliği Fikri Haklar Ofisi 3. Temyiz Kurulu Kararı R 505/2012-3:

Tescil alarak yayına çıkan tasarım:

Yeni olmadığı gerekçesi ile belgenin hükümsüzlüğü talebi için sunulan önceki tasarım:

 

Tescile konu olan tasarımının önceki tasarım ile karşılaştırıldığında aynı kabul edilecek seviyede küçük farklılıklar içerdiği belirtilerek, tasarımın yeni olmadığına karar verilmiştir.

Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı üzere, yenilik kriteri tasarımın aynısının daha önce kamuya sunulup sunulmadığının ötesinde bir anlam barındırmamaktadır. Aynı kabul edilecek seviyede küçük farklılıklar ise, kelimenin tam anlamıyla aynı kabul edilmesini sağlayacak kadar küçük farklılıklardır. Burada bize en yardımcı olacak benzetme tasarımı bir insan gibi düşünüp, diğer tasarımın o kişinin aynısı olup olmadığını veya tek yumurta ikizi gibi küçük farklılıklar içerip içermediğini anlamak olacaktır. Olası diğer bütün farklılıklar yeni olmasını sağlayacak ama yine de ayırt edici kabul edilmesini sağlayamayacaktır. Ayırt edicilik kriterini ise detaylı olarak bir sonraki sayımızda inceleyeceğiz.

 

Aysu Dericioğlu Egemen

İş Geliştirme ve Danışma Kurulu Üyesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir