LONDRA’NIN SİMGELERİN BİRİ HALİNE GELMİŞ “LONDRA TAKSİLERİ” AYIRT EDİCİ MİDİR?

İngiltere Yüksek Adalet Mahkemesi, THE LONDON TAXI CORPORATION LIMITED şirketinin davacı olarak yer aldığı ve 3 boyutlu markaların ayırt ediciliği ile uygulamadaki zorluklarının da incelendiği önemli bir karara imza attı.[1]

FRAZER-NASH RESEARCH LIMITED ve ECOTIVE LIMITED şirketleri METROCAB isimli yeni bir taksi modeli tasarlamış ve üretmiştir.

[1] Case HC-2014-002085 THE LONDON TAXI CORPORATION LIMITED v FRAZER-NASH RESEARCH LIMITED & ECOTIVE LIMITED [2016]

METROCAB

THE LONDON TAXI CORPORATION LIMITED (LTC) ise Fairway, TX1, TXII ve TX4 modellerinin imalatçısıdır ve bununla birlikte Fairway ve TX1 / TXII modelleri marka olarak da kendi adına tescillidir. Bu çerçevede, bu modellerin dış görünümlerini aşağıda dikkatinize sunmaktayız:

The Fairway                                                                                     The TX1 / TXII

[1] Case HC-2014-002085 THE LONDON TAXI CORPORATION LIMITED v FRAZER-NASH RESEARCH LIMITED & ECOTIVE LIMITED [2016]

 

Devamında daha detaylı inceleyebilmeniz için THE LONDON TAXI CORPORATION LIMITED (LTC) adına tescilli bulunan 3 boyutlu Avrupa Birliği Markası’nın (EUTM) dikkatinize sunmak isteriz:

LTC, 5 Ekim 1998 tarihinde, 951871 sayılı ve 12. sınıfta yer alan “motorlu taşıtlar, motorlu taşıtlar için aksesuarlar; parçalar” da EUTM tescili sahibidir.  EUTM başvurusunda 6, 16, 18, 21 ve 28. sınıf mallar da bulunmaktadır ancak bunlar konu dışı olduğu için söz konusu davada dikkate alınmamıştır. Bu markanın 3 boyutlu marka görseli aşağıdadır:

Aynı şekilde, LTC, 1 Aralık 2006 tarihli, 2440659 sayılı ve 12. sınıfta “arabalar; Araba, hepsi taksiler” de Birleşik Krallık’ta tescilli marka sahibidir. Bu Birleşik Krallık Markası’nın (UKTM) görseli aşağıdadır:

Detaylara geçmeden önce dava konusu METROCAB taksi modeli ile iddia sahibine ait olan TX4 taksi modelinin yan yana görüntüsünü de aşağıda dikkatinize sunarız:

Bu veriler ışığında davacının iddiaları, davalının savunmaları ile kararın incelenmesine geçilebilir.

 

İlk İddialar

LTC, davalı tarafından üretilen ve METROCAB olarak anılan yeni Londra taksisi modelinin kendisine ait 3 boyutlu markaları ihlali ettiğini ve bu yeni taksi modelinin halk tarafından kendi taksileri ile karıştırılabilecek derecede benzerliğe sahip olduğunu ve markalarının tanınmışlığından yararlanılarak haksız rekabet yaratıldığını iddia etmektedir.

Davalılar FRAZER-NASH RESEARCH LIMITED ve ECOTIVE LIMITED ise savunmalarında marka ihlali iddialarını reddetmekte ve ortaya attıkları yeni iddia çerçevesinde davacı LTC’nin marka tescillerinin geçersiz olduğunu, ayırt edici karaktere sahip olmadıklarını ve 3 boyutlu markanın sahip olması gereken özelliklerden yoksun olduğunu ve düzenlemesinin 15. maddesine göre markanın iptal edilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.

Tüketici Kim?

Davacı LTC, mevcut davada 2 tane ortalama tüketicinin bulunduğunu belirtmektedir. Bunlardan birincisi taksi şoförleri, ikincisi ise taksi kullanıcılarıdır. LTC son kullanıcı olması nedeniyle davasını taksi kullanıcılarının görüşlerine dayandırmıştır. Ancak hakim bu noktada halkın malın son kullanıcısı değil, malların tüketici tarafından sağlanan hizmet kullanıcıları olduğunu düşünmektedir. Ayrıca LTC, taksi şoförlerinin, taksi almaya karar verirken taksilerin tasarımına ilişkin görüşlerinin de dikkate alınması gerektiğini eklemiştir. Çünkü taksi şoförleri bilgilidir ve satın alırken birçok özelliği birlikte dikkate alırlar. Diğer bir deyişle dikkat seviyeleri oldukça yüksektir. Ayrıca, taksi hizmetlerinin ucuz olması ve tüketicilerin sıklıkla aceleci olması nedeniyle, taksi kullanıcılarının dikkat seviyesinin oldukça düşük olduğu da bir gerçektir.

Davalının Karşı İddiası: 3 Boyutlu Taksi Görselleri İçeren Markalar Ayırt Edici Değildir

Davalılar, LTC’ye ait markaların ayırt edici karakterden yoksun oldukları gerekçesiyle geçersiz olduklarını iddia etmekte ve bu durumda da kendilerine açılan bu davanın reddini talep etmektedir. LTC bu iddiayı kabul etmese de hakim tarafından konu detaylı olarak incelenmiştir.

LTC’ye ait 951871 sayılı EUTM, “motorlu taşıtlar, aksesuarlar ve parçalar” için tescillidir. Hakim, bu marka için ayırt edicilik sorununu otomobillerin ortalama tüketici perspektifinden ele almış ve taksilerin bir otomobilin tipik biçiminin yalnızca bir varyasyonu olarak algılanacağı görüşünü ifade etmiştir. Buna göre, bu EUTM’nin ayırt edici karakterden yoksun olduğuna karar vermiştir.

LTC’ye ait bir diğer tescilli 3 boyutlu marka olan UKTM ise, “arabalar” için ve sadece İngiltere’de tescilli bulunmaktadır. Hakim yine UKTM’ nin tescilini, taksilerin ortalama tüketicileri tarafından sadece tipik taksi biçiminin bir varyasyonu olarak algılamaktadır.  Buna göre, hakim yine UKTM tescilinin kendine özgü ayırt edici bir karakterden yoksun olduğuna karar vermiştir.

LTC ise ayırt edici karaktere ilişkin olarak, markalarının İngiltere’deki taksi hizmetlerinin tüketicilerinin önemli bir bölümüne veya en azından ikamet edenlerin ve ziyaretçilerin ayırt edici olma özelliğine odaklanılması gerektiğini vurgulamıştır. Pazar payı, markanın ne kadar yoğun kullanıldığı, coğrafi olarak yaygın ve uzun süredir kullanıldığı, markaya yapılan yıllık yatırımlar, reklamlar incelenmiştir. LTC, Londra taksilerinin, ikonik ve Londra simgesi olarak tanımlandığını ve bununla birlikte, bunun 4 faktörün birleşiminden çıkartılması gerektiğini belirtmiştir:

1) LTC’nin, yıllar boyunca Londra’da benzer görünüme sahip taksilerin fiilen tekeline sahip olması.

2) Ticaretin kökenini gösterebilecek şekil dışında herhangi bir şey bulunmaması.

3) LTC’nin birbirini izleyen modellerle taksisinin görünümünü korumak için bir politikası olduğu gerçeği.

4) Halkı bilgilendirmek için LTC tarafından atılan adımlar.

Hakim ise, tek tek ya da kombinasyon halinde bu faktörlerden hiçbirinin, taksi hizmetlerinin tüketicilerinin LTC’nin taksisinin kaynağını bu taksilerin şekli nedeniyle tanımladığı çıkarımı haklı kılmadığını ve bu nedenle de LTC’nin markalarının ayırt edici bir nitelik kazanmadığını düşünmektedir.

 

3 Boyutlu Markaların Benzerlikleri Bakımından Değerlendirme

Öncelikle belirtmek gerekir ki, hakim, esas ortalama tüketicinin bir taksi şoförü olduğuna karar vermiş ve değerlendirmeler bu kanı üzerinde yapılmıştır. Oysa ki LTC, davaya konu markanın kullanılmasının bir sonucu olarak taksi şoförlerinde bir karışıklığa yol açabileceğini değil, bunun yerine taksi kullanıcılarının bir kısmında karışıklık olasılığı olduğunu ileri sürmektedir. Hâkim, taksi şoförlerinin, hizmet verdikleri tüketicilerin algılanan tepkilerini hesaba katacağını kabul etmekle birlikte, taksi şoförü tarafından herhangi bir karışıklık doğacağını düşünmemektedir.

Benzerlik değerlendirmesi yapılırken 5 noktaya dikkat edilmesi gerektiği belirtilmiştir:

1.nokta, yeni METROCAB’ın Fairway’den veya TX1’den belirgin biçimde daha büyük olmasıdır.

2.nokta, mevcut davada kullanılan yeni METROCAB araçlarının belirgin METROCAB reklamlarına sahip olmasıdır.

3.nokta, ünlü METROCAB reklamları dikkate alınmasa bile, METROCAB’ın daha az tanınmış markalaşmaya sahip olmasıdır.

4.nokta, LTC’nin öncelikle benzerlik bakımından markaların önden görünümleri ile yeni METROCAB arasındaki benzerliklere dayanmasıdır. LTC’nin, arka görünümlerinin tamamen farklı olduğu ve yan görünümlere güvenmediğini kabul etmesi gerekliliğidir.

5.nokta ise, tüketicilerin farklı hava koşulları, günün saatleri ve sokak aydınlatması da dahil olmak üzere çeşitli koşullar altında taksileri görmeleridir.

Bunun yanında LTC ise METROCAB ve kendi markaları arasında benzerliğin 7 temeli olduğunu iddia etmektedir: (1) geniş ve dik bir ön cam; (2) sivrilen bir kaput; (3) derin / yüksek kaput; (4) belirgin bir ızgara; (5) çatıda merkezi bir “TAXI” ışığı; (6) ızgaranın yanındaki yuvarlak farlar ve (7) genel olarak yuvarlak bir vücut şekli.

Bu duruma atfen LTC’ye ait FAİRWAY modeli ile yeni METROCAB’in “ızgarayı çevreleyen yuvarlak farlar” ve “belirgin ızgaranın” karşılaştırmasıyla gösterilmektedir:

Ancak yine bu görseller üzerinden, yeni METROCAB modeli ile davacıya ait markalar arasındaki açık farklılıklar da belirtilmiştir: (1) yeni METROCAB’in önündeki ana ızgaranın daha geniş, ters yamuk şekli; (2) yeni METROCAB’ın ön kısmının alt kısmındaki ikincil menfez detayı; (3) “gülümseyen” LED detaylarıyla METROCAB’taki farklı farlar ve (4) farların ana ızgaranın tepesine göre farklı konumlandırılması. Bu görüntülerde ayrıca başka farklılıkların da görüldüğü ifade edilmiştir: (5) Yeni METROCAB’ın sis farlarının Fairway farlarına göre gösterge ışıklarına kıyasla farklı konumlandırılması ve (6) yeni METROCAB’daki farklı tamponlar.

Davanın dikkat çekici noktalarından biri de LTC’nin detayların değil, ana görünümün önemli olduğunu iddia ederken, davalılar METROCAB’in lisanslı bir Londra taksi benzeri gibi görünmesi için tasarlandığını ancak LTC taksilerine de benzemediğini belirtmesidir. Kaldı ki, hakim düşük de olsa bir benzerlik olduğunu kabul etmektedir.

Hakimin Değerlendirmesi

Benzerlik Bakımından:

Hakim, bütün bu faktörleri göz önünde bulundurarak, taksi hizmetlerinin tüketicileri için METROCAB ile markalar arasında karışıklık olasılığı bulunmadığına karar vermiştir. Hakim hem tüketicinin dikkat derecesinin hem de markaların ayırt edici karakterinin ve aralarındaki benzerliklerinin derecesinin düşük olduğuna inanmaktadır.

LTC, yeni METROCAB’in kullanılmasının kendi markalarının ayırt edici niteliğine zarar vereceğini ve bu kullanımın haksız rekabet yaratarak markalarının itibarını zedeleyeceğini iddia etmektedir. Hâkim bu iki konuya da ikna olmamıştır. Tüm markaların aslında Londra taksisi için kullanıldığını, bunun markaların belirleyici niteliğine zarar vermediğini ve ortalama tüketicinin ekonomik davranışında herhangi bir değişikliğe neden olmayacağını düşünmektedir.

LTC, kendilerine ait 4 model arasında bir aile benzerliği olduğunu iddia etmektedir. Hâkim, bu aile benzerliğini kabul etmekle birlikte LTC’nin iddialarının, 4 modelin tamamında ortak olan şeklin özelliklerine değil, özellikle de ön taraftan bakıldığında 4 modelin ortak özelliklerini tanımlayan soyutlamalara dayanmakta olduğunu belirtmiştir: (1) geniş ve dik bir ön cam; (2) sivrilen bir kaput; (3) derin veya yüksek kaput; (4) belirgin bir ızgara; (5) çatıda merkezi bir “TAXI” ışığı; (6) ızgaranın yanındaki yuvarlak farlar ve (7) genel olarak yuvarlak bir vücut şekli.

Hakimin görüşüne göre, yeni METROCAB modelinin, taksi hizmetlerinin tüketicilerini, bu modelin LTC’nin taksileriyle aynı kaynaktan geldiğine inanılmasına dair bir kanıt bulunmamaktadır. Bu çerçevede, davalıların kamuoyunu aldatmak istediğinden de bahsedilemez. Bu nedenle herhangi bir hasarın ortaya çıkmayacağı ve taklitçilik iddialarının da asılsız olduğuna karar verilmiştir.

Benzerlik bakımından sonuç olarak; hakim davalıların herhangi bir marka ihlali yapmadıklarına kanaat getirilmiştir. Buna göre, kullanım dürüst uygulamalarla uyumludur.

Ayırt Edicilik Bakımından:

Avrupa Parlamentosu’nun 2008/95/EC sayılı direktifinin 3/1(e)(3) maddesinde yer alan “malların esas niteliğini gösteren şekilleri tek başına içeren işaretler” in reddedileceği hükmü de hâkim tarafından detaylı olarak incelenmiştir. Verilen eski mahkeme kararları çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde de belirtilmiştir ki, bahsi geçen bu hüküm başkaca bir fikri hak (tasarım ya da eser koruması gibi) ile korunabilen görsellerin marka koruması ile de korunmak suretiyle sınırsız süreli bir koruma perdesi altına girmesini önleyebilmek amacını taşımaktadır.

Bu çerçevede, ilk olarak LTC’ye ait 2440659 sayılı ve 12. sınıfta “arabalar; Araba, hepsi taksiler” de UKTM tescilli marka incelenmiş ve markanın içerdiği şekillerin tasarım tescili ile de korunduğu belirtilmiştir. 2. olarak 951871 sayılı ve 12. sınıfta yer alan “motorlu taşıtlar, motorlu taşıtlar için aksesuarlar; parçalar” da EUTM’nin içerdiği şekillerin başkaca bir fikri hak korumasına sahip olmadığı ancak şekillerin doğal mahiyeti gereği tasarım korumasına sahip olabilme niteliği olduğu ifade edilmiştir.

Yapılan detaylı inceleme neticesinde hakim her 2 markanın da malların esas değerini gösteren şekillerden oluştuğunu ve markalarda bu şekillerden başka bir unsur olmadığını ve bu nedenle markaların ayırt ediciliği olmadığı gerekçesiyle her 2 markanın da hükümsüz kılınması gerektiğini belirtmiştir.

Sonuç:

Yukarıda detaylı olarak anlatılan nedenler ışığında hakim aşağıdaki yargılara varmıştır:

1) LTC’ye ait hem EUTM hem de UKTM başvuru tarihlerinde 12. sınıfta sayılan mallara ilişkin olarak ayırt edici nitelik taşımamaktadır.

2) Aynı şekilde, LTC’ye ait EUTM ve UKTM’nİn her ikisi de 12. sınıfta sayılan mallar bakımından iddia tarihinde dahi ayırt edicilik kazanmamıştır.

3) LTC’ye ait EUTM ve   UKTM’nin her ikisi de tescilli oldukları malların esas değerini gösteren şekilleri tek başına içerdikleri gerekçesiyle 12. sınıftaki mallar bakımından geçersiz ilan edilmelidir.

4) Davalılar marka ihlali yapmadığı kabul edilmiştir.

5) Taklitçilik iddiaları kabul edilmemiştir.

 

Söz konusu bu dava, yalnızca şekil unsuru içeren markaların ayırt edicilik bakımından ne derece zayıf olduğunu göstermekle beraber bu markalara dayanarak hak iddia etmenin de aynı şekilde oldukça zor olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

 

Av. Ekin KARAKUŞ ÖCAL                             Av. Nihan ESENDAL

Hukuk Birimi Yöneticisi                              Hukuk Birimi Uzmanı/ Avukat

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir