OTOMOTİV SEKTÖRÜNE PATENT MERCEĞİNDEN BİR BAKIŞ

Richard Snow’un I Invented the Modern Age: The Rise of Henry Ford kitabında tüm patent trollerinin1 babası olarak değindiği George B. Selden ve Ford Motor Company’nin kurucusu, geliştirdiği üretim sistemleri ve yöntemleri ile Fordizm teriminin literatüre girmesini sağlayan Henry Ford arasındaki mücadele fikri hakların özellikle patentlenebilir teknolojilerin otomotiv sektöründe ne kadar önemli bir yer tutacağının belki de habercisiydi.

Fotoğrafların kaynağı: wikipedia

Bu mücadele günümüze kadar evrimleşmiş, fikri hakları otomotiv devlerinin birbirleri ile rekabet ederken kullandığı önemli bir araç haline getirmiştir.

Bu yazıda bir servis sağlayıcıdan2 alınan veriler ışığında otomotiv sektöründeki patent başvuruları analiz edilerek önemli otomotiv firmalarının dünyadaki ve ülkemizdeki aktiviteleri hakkında bilgiler verilecektir.

Patent başvuruları ilgili oldukları teknolojiye göre sınıflandırılmaktadır (IPC, CPC)3. Otomotiv alanındaki başvurular birçok alt sınıf ile ilgili olabilir. Ancak bu yazıda kullanılacak verilerin doğrudan otomotiv ile ilgili olması amacıyla sadece B60 ve B62 kodları ile ilgili başvurular incelenecektir.

1Patent troll:patent haklarını orijinal olarak düşünüldüğü şekliyle yani teknolojiyi geliştirmek ve bundan fayda görmek amacıyla kullanmak yerine bu hakları istismar ederek kısa yoldan para kazanmaya çalışan kişi veya kurumlara verilen bir isim.

2Questel (Orbit Intelligance)

3http://www.wipo.int/classifications/en/

 

Grafik.1’de, 2000 yılından bu yana otomotiv sektörü ile ilgili yapılan patent başvurularını ve en çok başvuru yapan 10 firmanın bilgisini vermektedir.

Grafik. 1

Grafik.1’de görüleceği üzere Honda, Toyota, Hyundai gibi Uzakdoğu kökenli otomotiv firmaları patent başvurusu yapma konusunda çok aktifler. En çok başvuru alan ülkelere ait veriler de doğal olarak yukarıdaki tabloyu doğruluyor. Grafik.2 ve Grafik.3’e göre en çok başvuru alan Japonya ve Çin’i Almanya ve Amerika takip ederken, Kore’de de yüksek sayıda başvuru olduğunu söyleyebiliriz.

 

2000 yılından günümüze kadar olan yayımlanmış patent başvurularının sayısı ise Grafik.4’te görülmektedir.

 

Grafik.4’te görüleceği üzere patent başvurusu sayısı neredeyse sabit denebilecek bir oranla yükseliş göstermektedir. 2009 ve 2011 yılları arasında bu yükselişte küçük bir azalma göze çarpıyor. Bu azalmayı 2009 yılında otomotiv sektöründe yaşanan çalkantılar (Chrysler ve General Motors’un yaşadığı ekonomik krizler ile birlikte Toyota’nın bir numaralı üretici konumuna gelmesi) ile açıklamak mümkün. Ancak bu denli büyük denge değişimlerinin dahi patent başvuru sayılarındaki artışı bu kadar az etkilemesi, önde gelen üretici firmaların fikri haklar süreçlerini ne kadar sistemli ve önceden belirlenmiş stratejilere sadık kalarak yürüttüğünün bir göstergesi olarak yorumlanabilir.

Grafik.5’e bakıldığında yayımlanan başvuruların en çok temel araç ekipmanı ile ilgili olduğu görülüyor. Araç şasisi ve tekerleklerle ilgili teknolojilere ilişkin de çok sayıda başvuru varken, 2000 yılından bu yana yapılan, direksiyon ve yolcu koltuğu gibi teknoloji konseptleri ve bunlarla ilgili birçok alt teknolojiye dair yaklaşık 80 bin adet toplam başvuru bulunuyor.

Türkiye’de otomotiv sektöründeki patent başvuruları da yukarıdaki değerlendirmelere benzer şekilde artış göstermektedir. Ülkemizdeki başvuru sayısının henüz istenilen rakamlara ulaşmadığı hesaba katıldığında artış oranının diğer ülkelere göre daha yüksek olduğunu göze çarpıyor. Örneğin Türk Patent’in veri tabanında yapılan aramada Ford Otomotiv adına 700’ü aşkın başvuru kaydına rastlanmaktadır. Diğer bir aramada ise Tofaş Türk Otomotiv adına 300’ü aşkın başvuru kaydı bulunmaktadır. Bu örneklerde rakamlar dünyanın büyük otomobil üreticilerinin yaptığı başvuru sayısı ile karşılaştırıldığında düşük gibi görünse de asıl çarpıcı veri yapılan başvuruların yarısından fazlasının 2010 yılından günümüze kadar yapılmış olmasıdır. Bu veri, bahsedilen artış oranının, dünyanın geri kalanına göre daha yüksek olduğunun bir bakıma sağlamasını yapmış oluyor.

Aşağıda başlıkları verilen başvurular ülkemiz adına umut verici çalışmalara imza atan bu iki şirketin patent belgesi almış buluşlarından sadece birer örnek olarak gösterilebilir.

1999 yılında Focus ve 2007 yılında S-Max modelleri ile en iyi otomobil ödülüne layık görülen Ford Otomotiv, 2013/10388 numaralı başvurusu ile Motor Yağı İçerisindeki Hava Kabarcığı Ölçüm Sistemi’ne patent belgesi almıştır. Bu buluş, mekanik örnekleme ve ölçüm elemanları sayesinde yüksek hassasiyette ölçüm yapabilen ve maliyeti azaltılmış bir hava kabarcığı ölçüm sistemi sayesinde yağ içerisindeki kabarcık miktarının izin verilen seviyede tutarak tasarımlarında optimizasyona olanak verilmesini sağlamaktadır.

Tofaş Türk Otomobil 2016/07767 numaralı başvuru ile Savrulma Açısal Hız Ölçme Sistemi’ne patent belgesi almıştır. Aynı başvuru Avrupa Patent Ofisi tarafından da belgelendirilmiştir. Tofaş’ın bu buluşu, taşıtların savrulma açısal hızının ölçümünde maliyetleri azaltan, yaptığı ölçümlerde taşıtta var olan sensörleri kullanan, araçta var olan taşıt savrulma açısal hız sensörü ile aynı anda kullanılarak taşıt savrulma açısal hız sensörünü denetleyen ve gerekirse taşıt savrulma açısal hız sensörünü devre dışı bırakan bir sistem ile ilgilidir.

İncelenen patent başvurularının, yolculuk konforu, güvenlik, yakıt tasarrufu ve daha birçok benzeri gibi ihtiyaçlardan doğduğu düşünüldüğünde Türk firmalarının bu ihtiyaçları karşılamak için yaptıkları çalışmaların devamını diliyor, gelecekte en çok patent başvurusu yapan firmalar listesinde yer almalarını diliyoruz.

Emre Akkuş

Patent Teknik Birimi Yöneticisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir