Sınai Mülkiyet Kanunu İle Dışarda ve İçerde Uyumlulaştırma

10.01.2017 tarihi itibari ile yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile birlikte uygulamaların AB mevzuatı ile uyumlulaştırılması amacının güdüldüğü bilinmekte. Buna ek olarak gün geçtikçe ihtiyacı daha çok hissedilen taleplerin karşılanması ve tabiri caiz ise önceden yürürlükte olan Kanun Hükmünde Kararnamelerdeki boşlukların, belirsizliklerin giderilmesi ve Türk Patent ve Marka Kurumu’nun farklı koruma türleri arasındaki bazı temel uygulamalarını eşitleme, standartlaştırma çabasını da görmek mümkün.

 
AB mevzuatı ile uyumlulaştırılmasını örnekleyecek olursak Türkiye dışında  oldukça sınırlı sayıda ülkede mevcut olan “incelemesiz patent sistemi”nin kaldırılması büyük bir değişikliktir. Verilen tüm patentler araştırma işlemine ek olarak incelemeye de tabi tutulacak ve böylelikle sadece ve sadece patent verilebilirlik kriterlerinin tümünün karşılanması durumunda başvuru, tescil edilebilecektir. Bu da tescil edilen başvuruların kalitesini yükseltecektir. 01.04.2017 tarihi itibari ile yürürlüğe giren İspanya Patent Kanunu ile İspanya’da da “incelemesiz patent sistemi” kaldırılmıştır. Ulusal başvurular ve bölgesel sistemler göz önüne alındığında, incelemesiz patent sisteminin kaldırılmasıyla dünyanın ezici ağırlıkla geri kalanına uyum sağlandığını belirtmek mümkün.

 

Diğer bir değişiklik ise patentler için itirazların belge alımından sonraya bırakılmasıdır. Önceden araştırma raporunun yayınından sonra 6 ay süre ile yapılabilen itirazlar, Kanun ile birlikte Avrupa Patenti’nde, Japonya’da ve daha pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de patentin tescil edilmesinden sonra yapılacaktır. Böylece tescil alma süresi de kısalmış olacaktır.

 

Patent ve faydalı model yıllık ücret ödemelerine ilişkin de ciddi bir değişiklik söz konusudur. 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de Madde 173’te “Bir patent başvurusu veya patentin korunması için gerekli olan ve Yönetmelikte belirtilen yıllık ücretler, patentin koruma süresi boyunca her yıl vadesinde peşinen ödenir.” şeklinde belirtildiği üzere yıllık ücretler 2. yıldan itibaren koruma süresi boyunca her yıl ödeniyordu. 6760 sayılı Kanun’da Madde 101’de ise bu ifade “Patent başvurusu ve patentin korunması için gerekli olan yıllık ücretler, patentin koruma süresi boyunca, başvuru tarihinden itibaren ikinci yılın sona erdiği tarihte ve devam eden her yıl vadesinde ödenir.” şeklinde değiştirilmiştir. Yani Kanun’un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden itibaren yapılan patent ve faydalı model belgesi başvuruları için yıllık ücret ödemeleri, Avrupa Patenti başvurularında olduğu gibi, Türkiye’de de 3. yıldan itibaren koruma süresi boyunca her yıl ödenecektir. Bu değişiklik ile bile dünyanın büyük bir kısmından farklı olmaya devam edeceğiz. Zira en çok patent başvurusu yapan ülkelerden Amerika, Çin, Japonya gibi ülkelerde yıllık ücretlerin belge alımından sonra ödendiğini biliyoruz. Yine de yıllık ücret ödemelerinin 1 yıl daha geç ödenecek olması başvuru sahipleri açısından (gerek gerçek kişi, gerek küçük ölçekli gerekse büyük ölçekli firmalar için) tasarruf için sevindirici bir gelişmedir. Başvuru sahiplerine araştırma hatta belki inceleme raporlarını alıp buluşlarını yeniden değerlendirebilecekleri, belki de başvuruya devam edip etmeme kararı alabilecekleri bu sürede oluşacak maliyetler bir nebze olsun azaltılmış olacak.

 

Kurum’un farklı koruma türleri arasındaki uygulama farklılıklarını eşitleme çabasına gelecek olursak yine yıllık ücret ödemeleri ile ilgili bir kısma değinebiliriz. Patent ve faydalı modellerde “yıllık ücret”, marka ve tasarımlarda “yenileme ücreti” olarak ifade edilen ödemelerin “vade tarihi” tanımında önemli değişiklikler yapılmıştır. Patent ve faydalı modellerde 551 sayılı KHK’da Yönetmelik Madde 48’de ve 6769 sayılı Kanun’da Yönetmelik taslağı Madde 106’da belirtiği üzere “Vade tarihi, başvuru tarihine tekabül eden ay ve gündür.” Bu hususta 551 sayılı KHK ve 6769 sayılı Kanun mutabıktır, herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Marka ve tasarımlarda ise vade tarihi, ayın son gününe kadar uzatılabiliyordu. Bu uygulama her ne kadar başvuru sahipleri ve vekiller için bir kolaylık, olumlu bir durum olsa da, Yönetim Kurulu Başkanımız Kaan Dericioğlu’nun da dediği gibi aslında başvuru sahiplerine ayın son gününe kadar fazladan bir hak sağlamak olarak da yorumlanabiliyordu.

 

Marka ve tasarımlarda yenileme işleminin vade tarihi tanımının da patent ve faydalı modellerde olduğu gibi “başvuru tarihine tekabül eden ay ve gün” olarak değiştirilmesi bu bağlamda önemlidir. Patent ve faydalı modellerdeki uygulamanın marka ve tasarımlardaki uygulamaya uyarlanmasından ziyade tersinin yapılmış olmasının nedeninin bu olması da mümkündür. Eski alışkanlıklardan vazgeçilerek hak kaybı yaşanmaması adına vekillerin ve ödemelerini kendi gerçekleştiren başvuru sahiplerinin konuya azami dikkat göstermesi gerekecektir. (Kurum’un bu değişime ayak uydurabilme, alışkanlıkları değiştirebilme için 1 yıllık süre tanıması sevindirici bir jesttir. Yani 10.01.2018 tarihine kadar gerekli durumlarda vade tarihi ayın son gününe kadar uzatılabilmektedir. Ancak 10.01.2018 tarihinden itibaren yapılacak yenileme işlemleri için vade tarihi, başvuru KHK hükümlerince tescil edilmiş de olsa, başvuru tarihine tekabül eden ay ve gün olacaktır.) Ayrıca, bu değişikliğin Yönetmelikte açık ve net bir şekilde ifade edilmesine, patent ve faydalı modeller için yer alan “vade tarihi tanımına” marka ve tasarımlar için de aynı şekilde yer verilmesine ilişkin talebimiz, Ankara Patent Bürosu olarak Türk Patent ve Marka Kurumu’na ilettiğimiz görüş bildirme formunda belirtilmiştir.

 

Diğer bir konu da marka ve tasarım yenilemesi sırasında vekaletname iletiminin artık bir zorunluluk olmaktan çıkarılmış olmasıdır. Patent ve faydalı modellerin yıllık ücret ödemeleri sırasında vekaletname talep edilmiyorken marka ve tasarım yenilemeleri için vekaletname iletimi zorunlu idi. 6769 sayılı Kanun ile marka ve tasarım yenilemelerinde de vekaletname iletimi artık zorunlu olmayacaktır; ancak kısmi yenilemeler, hakların bir kısmından vazgeçmek anlamına geldiğinden kısmi yenilemeler sırasında vekilin, söz konusu işlemi yapmaya yetkisi olduğunu (yenilenmeyecek kısmın sağlamakta olduğu haktan vazgeçme) belirtir vekaletnameyi iletmesi hala bir zorunluluk. Bu açıdan koruma türleri arasında da bir uyum sağlanmış ve dolayısı ile işleyiş daha tutarlı bir hale getirilmiştir.

 

Kanun’un yürürlüğe girişi yeni olduğundan elbette detaylandırılacak, üzerine konuşulacak, incelenecek pek çok şey var. Başlı başına kaleme alınması gereken pek çok değişiklik mevcut. 10.01.2017 tarihi öncesinde yapılan başvurular eski mevzuata tabi olacağından uzun bir zaman hem 551 sayılı KHK’yı hem de 6769 sayılı Kanun’u kullanmaya devam edeceğiz. Bu da düşünülmesi gereken olasılıkların, dikkat edilmesi gereken detayların artması ve sırf bu sebeple bile verdiğimiz hizmetlerin öneminin kat be kat artması anlamına geliyor. Ankara Patent olarak yeniliklere hızla uyum sağlayacağımıza, müvekkillerimizi ihtiyaçları doğrultusunda yine en sağlıklı şekilde yönlendireceğimize ve kendilerine destek olmaya devam edeceğimize güvenim tam. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun da ülkemizin hak ettiği yere taşınmasında önemli bir araç olmasını umuyorum.

 

Zehra Enligün
Yenileme ve Taksit Birimi Yöneticisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir