Patent Sistemi Işığında Teknolojik Trendler

Şirketlerin sahip olduğu buluşlar, know – how, tecrübe, tasarım ve inovasyon becerisi gibi bilgi kaynaklı değerlerin en önemli şirket varlıkları haline gelmesinin kaçınılmaz gerçekliğini yaşıyoruz. Bu değerleri pazar dinamikleri ile eşleştirebilme becerisi ise, rekabet gücünün en baskın unsuru kabul ediliyor. Sürekli devinim halinde olan teknolojik trendler ve müşteri beklentileri; doğru yatırımın nereye yapılması gerektiğine dair soru işaretlerini arttırırken, trendleri yakalamak ve yatırımları avantaja dönüştürmek isteyen karar vericilerin odaklanacağı alanları belirlemesi de oldukça zor. Hem ülkeler veya şirketler adına karar vericilerin, hem de bireysel olarak tasarımcı ve buluşçuların; stratejilerini, odaklanacakları alanları belirlemesi pazardaki mevcut teknolojileri gözlemleyerek yapılamaz hale geldiğinden, karar sürecinin sezgilerin rol oynadığı bir şans oyunu olmanın ötesine geçememesi risklere karşı savunmasız bırakıyor. Bilim adamları ise, teknolojik trendleri tahmin etmenin pek çok yolunu bulmaya çalışırlarken, elde ettikleri verilere güvensiz yaklaştıklarını dile getiriyorlar.

ttt

Teknolojik trendleri anlama adına, son zamanlarda yıldızı parlayan çözüm patent sistemi oldu. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Patent Ofisi raporlarında patent sistemi; en verimli, yüksek hacimli ve en güncel bilgi kaynağı olarak ifade edildi. Dünya Fikri Haklar Örgütü de, patent analizleri ile karar vericilerin riskleri azaltabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar ise, kabul görmüş uluslararası standartlar dahilinde derlenmiş olan bu verilerin, objektif ve gelişmiş bir indikatör olduğunu, son teknolojilerin %90’nını kapsadığını ve hatta mevcut teknolojik bilgilerin %80’ninin sadece patent sisteminde var olduğunu belirtiyorlar. Bu verilerin değerli olmasının bir başka sebebi olarak da; patent almanın yüksek maliyetleri gösteriliyor çünkü bu yüksek maliyetler nedeniyle ancak ciddi boyutta önem verilen ve yatırım için yüksek potansiyel taşıyan teknik çözümler için patent başvurusu yapıldığı biliniyor. Altının çizilmesi gereken bir diğer nokta ise, patent sisteminde yer alan buluşların sadece sofistike konuları içermediği ve 19. yüzyıldan bu yana geliştirilen; çengelli iğne, diş fırçası gibi basit buluşları da kapsadığı ve böylelikle en eski teknolojik kaynaklardan biri olma özelliği de taşıdığı. Patent sisteminin sunduğu öne çıkan verileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

Mikro düzeyde, yani bir tasarımcı veya buluşçunun belli başlı bazı patent dokümanlarını araştırdığı durumlarda;

  • Uluslararası sınıflandırma sistemi ile ilgi duyulan alanları seçebilme
  • İşbirliği yapabilmek adına, ilgi duyulan buluşu kimin yaptığını öğrenme
  • Buluşun korunup korunmadığına dair bilgi edinme
  • Mevcut teknolojinin sorunlarını ve nasıl çözümler sunulduğunu okuma
  • Nelere en çok değer verildiğini ve korunmaya değer bulunduğunu görme

Makro düzeyde belirli bir teknik alan ya da ürün kapsamında teknolojik trendlerin, yeni gelişen teknolojilerin ve konsantrasyon alanlarının araştırıldığı durumlarda;

  • Bir teknolojik alanın tüm alt kategorileri ve temel buluş başlıklarını görme
  • Tüm alt kategorilerdeki patent sayıları ve önemli aktörleri bulabilme
  • Temel buluş başlıklarının yıllar içindeki artış ve azalışlarını gözlemleme
  • Önemli aktörlerin, neye ne kadar ağırlık verdiğini görme
  • Önemli aktörlerin birbirleri ile karşılaştırılmasının yapılması
  • Ülkelerin veya ekonomik birliklerin karşılaştırılmasının yapılması

Makro düzeyde yapılan araştırmaları yapmak ise, 80 milyon patent dokümanı söz konusu olduğundan; bir yazılımın kullanılması gerekliliğini ortaya koyuyor. Oldukça zaman alan ve ciddi bir maliyet doğuran yapısına ise, henüz kolay bir yöntem bulunamadı. Bu sebeple şirketler bu yazılımları almak yerine, patent firmalarından bu hizmetleri almayı tercih ediyorlar. Resmi kurumlar da, önemli alanlarda bu araştırmaları yaparak, herkesin faydalanması için yayınlıyorlar. Dünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO)’nün sitesinden; insan sağlığı, ilkim değişiklikleri, gıda, tarım, çevre, enerji, robotlar, biyoteknoloji, genetik, nanoteknoloji gibi pek çok alanda; tüm resmi kurum ve organizasyonların hazırladıkları raporlara ulaşmak mümkün:

http://www.wipo.int/patentscope/en/programs/patent_landscapes/

 

aysuhnm

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki örnek, Dünya Fikri Haklar Örgütü tarafından dijital görüntüleme üzerine hazırlanan rapordan bir alıntı. Bu tablo, konu ile ilgili en büyük sıçramanın imaj paylaşımı alt başlığında olduğunu ve günümüzün bu baskın trendinin ise 2000 yılından başlayarak patent analizlerinde kendini göstermeye başladığını gösteriyor. Demek ki; 2001 yılında bu rapora bakan bir karar verici, imaj paylaşımının ne kadar önemli olacağına dair bir öngörüye, ciddi zaman avantajı ile sahip olabilecekti.

Patent sisteminin çıktılarının karar vericiler için düzenlenmiş olan raporları ile soru işaretlerinin ve risklerin azalması, trendleri yakalamak ve yatırımları avantaja dönüştürmek daha mümkün görülüyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir