Patentli İlk Türk Dizel Motorunun Buluşçusu Cahit Aral ile Söyleşimiz

Patentli ilk Türk motorunun buluşçusu olan Cahit Aral ile buluşları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimizin aşağıda yer alan özeti, bir dönemin insanlarının ne kadar azimli ve mücadeleci olduğunu gözler önüne seriyor.

Cahit Aral, 1927 yılında Elazığ’da doğduktan sonra, öğretmen babasının müfettiş olmasının getirdiği tayinler sonucunda, lise yıllarına kadar çocukluğunu Ardahan, Kars, Zonguldak ve Elazığ’da geçirmesinin ardından; İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’ne giriş sınavına tren kazası nedeniyle gecikip sınavın önemli bir bölümüne katılamasa da, katılabildiği bölümden tam puan alarak tüm aksiliklere rağmen okumaya hak kazandığını bizlere anlatırken, o dönemin eğitiminin ne kadar kapsamlı ve zor olduğunu da sözlerine ekledi.
Mezun olduktan sonra 1951-1959 yılları arasında Karayolları 6. Bölge Müdürlüğünde önce mühendis olarak başlayıp ardından Atölye, İşletme ve Makine Şefliği’ne yükselen Cahit Bey; bu yıllarda önemli buluşlara nasıl imza attığını anlatırken ise; “buluş nedir?”, “patent belgesi neye verilir?” sorularının cevaplarını da farkında olmadan benimsemiş olduğunu gösteriyordu. Çünkü Cahit Bey, sorumluğunda olan 700’dan fazla makineyle ilgilenirken; makinelerin yaptığı arızaların sebeplerini araştırıp bu arıza ve kazalara çözüm bulmanın yollarını arayarak, arabaların virajlarda denge kaybetmeden ve devrilmeden güvenli bir şekilde gidebilmesine çözüm bulmuştu. Bu sayede; teknik bir probleme, teknik bir çözüm geliştirilmesi olarak açıklanan buluş kavramını da hayatına katmıştı.
Patent Belgesindeki İmza Kurucumuz Hayri Dericioğlu’na ait
Cahit Bey; santrifüj kuvvetini dengeleyen bu buluşuyla, 1952 yılında o zamanlar sanayi müfettişi olan kurucumuz Hayri Dericioğlu imzasını taşıyan “Aral Amortisitabilizatörü” adını koyduğu ilk patentini almıştı. Buluşunun temelinde ise, arabanın
virajlarda yan yatmamasını engelleyecek olan mekanizma yatıyor ve arabanın hızı arttıkça hızın karesi ile orantılı olarak artan bir sistemle basınç uygulanarak santrifüj kuvveti dengeleniyordu.
Buluşu Chrysler almış ve 2 milyon dolara başkasına satmış
Günümüzde bile; patent belgesi alabilme aşamasındaki zorlukları bir yana bırakarak düşündüğümüzde, belge alındıktan sonra buluşların ticarileştirilmesinde büyük sıkıntılar ve zorluklar yaşanırken; Karayollarında bir tane yapıp denendikten ve çalıştığı görüldükten sonra 1954’te Cahit Bey buluşunu 30. 000 dolara Chrysler’a sattığını anlatırken içini acıtan bir Chrysler
hamlesine de değinmeden geçemedi çünkü Chrysler hidrolik yerine hava kullanarak değiştirdiği buluşu 2 milyon dolara bir Alman firmasına satmıştı.
1959 yılında Kayseri Orta Anadolu Mensucat Fabrikasında Teknik Müdür ve Genel Müdürlük görevinin üstlenen Cahit Bey; hepimizin merak ettiği ve şu an bir örneği Rahmi Koç Müzesinde bulunan patentli ilk Türk Dizel Motorunu ise 1964 yılında icat etmişti. Buluşun ana teması, mazotun havaya tamamen karışıp yanmasını sağlayan enjeksiyon sistemiyken, jeneratörlerde ve su pompalarında kullanılan ve 25 tane üretilen bu motorun hayata geçme aşaması ise zorluklarla doluydu.
Cahit Aral’ın, buluşunu hayata geçirme aşamasında verdiği bu mücadeleler ise, genç girişimci ve buluşçulara önemli tavsiyeler içeriyor. Projeyi çizmenin yeterli olmadığını, tüm hesaplamalarının da tüm detaylarıyla yapılması gerektiğini önemle belirten Cahit Bey; bu konuda araştırma yapmış profesörlerin dahi farklı hesaplamalar öne sürdüğü fakat sonunda rölanti hesabını kendisinin Prof. Dr. Selim Palavan ile birlikte yaptıklarını ifade ediyor. Ayrıca malzemeden malzemeye farklılar ve hatta malzemenin kalitesinin bile buluşun hayata geçebilmesini birinci dereceden etkilediğini vurgularken, sonunda motoru oluşturan parçaların her birinin başka bir şehirde ve başka bir fabrikada yaptırılması gerekliliği ile karşı karşıya kaldığını da sözlerine ekliyor. Hatta Türkiye’de hiç yapılamayan bazı parçalar da ithal edilmek durumunda kalınmış. 1961 yılında başlayan proje 1964 yılında sonuçlandığında her şeyi ile tamamlanmış şekilde motor hazırmış.
Girişimciler kapasitelerini ve projesiz hiçbir şeyin olamayacağını iyi bilmeli
Keyifli sohbetimiz sırasında kendisine girişimcilere tavsiyelerini sorduğumuzda ise; Cahit Aral, her sanayici ve girişimcinin kendi kapasitesini kontrol etmesi gerektiğini belirtti. “Ben neyim?”, “Nerdeyim?” diye sorup, durduğu yeri ve kapasitesini analiz etmeli ve ona göre planlamasını yapmalı dedikten sonra ise, projesiz hiçbir şeyin olmayacağını, projeyi tasarlamak için ise öncelikle hayal etmek gerektiğini, inovasyonun tüm bunların ardından ortaya çıkabileceğini dile getirdi.
1968 – 1982 yılları arasında, Kayseri’de Meysu, Meybuz, Çoban Yem Sanayi, Örgi fabrika ve tesislerini İdare Meclisi başkanı olarak kuran Cahit Bey, 1983 yılında Anavatan Partisi Kurucusu olarak siyasete atılmış ve ardından Sanayi ve Ticaret Bakanlığına atanmıştı. O günlerden bu günlere Türkiye’nin potansiyelini ve katettiği yolları konuştuğumuzda ise, mühendis sayısındaki inanılmaz artışın önemini dile getirdi. Kendisinin Makine Mühendisliği Odası numarası 205 iken, Sanayi Bakanlığı yaptığı dönem olan 1986’da tespit ettirdiğine göre mühendis sayısı 238000’e yükselmişti (makine, elektrik, inşaat, yüksek mimar, maden ve kimya mühendisi) ve şu an yaklaşık olarak 500000 civarında mühendis olduğunu tahmin ettiğini dile getirdi. Bunun inanılmaz bir potansiyele işaret ettiğini ve artık Türkiye’yi hiç kimsenin durdurmasının mümkün olmadığını ama Türkiye’nin de bu imkanlardan faydalanabilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Cahit Aral’a göre her ülkenin sanayisinin bir nüvesi olmalı. İsviçre’nin saat üretimindeki başarısını işaret ederek verdiği örnekte ise, en kalitesinin en pahalı satılmasının çok başarılı bir strateji olduğunu belirtti.
Günümüzde hala patent konusu anlaşılmış değilken ve ne yazık ki gereken önem de verilmiyorken, Cahit Aral’ın patent alanındaki bilgisi ve mücadeleci kişiliğinden etkilenmemek mümkün değildi. Bizimle yaptığı bu sohbet ve ayırdığı zaman için kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

AY-Pİ E-Bülten Nisan 2011 sayısından alıntıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir