Mehmet Çiğdem ile Proaktif Yünsa


Mehmet Bey bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
1952 doğumluyum. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Bölümü mezunu olup, Yünsa’da 17.02.1981 tarihinden beri görev yapmaktayım. Yünsa’da Elektrik Mühendisi olarak başladığım iş hayatıma, çeşitli bölümlerinde görev alarak devam ettim. 1997-2003 tarihleri arasında Teknik Müdürlük, 2003 – 2011 tarihleri arasında ise Teknik Koordinasyon Direktörlüğü görevlerinde bulundum. 25.10.2010 tarihinden bu yana ise AR-GE Direktörü olarak görevime devam etmekteyim.
Dünyada yünlü kumaşta ilk 5 büyük kuruluştan biri ve Avrupa’nın en büyük yünlü kumaş üreticisi olarak; dünyanın dinamiklerinin çok hızlı değiştiği bu dönemde, sürdürülebilir rekabet gücünü sağlamak adına neler yapıyorsunuz?
Öncelikle size kısaca Yünsa’dan bahsetmek istiyorum.
1973 yılında kurulan Yünsa, satış ve pazarlama organizasyonu, üretimde sunduğu esneklikler, maliyet yapısı, vizyonu ve tecrübesiyle yünlü kumaş üretiminde Avrupa’da lider konumunda olup, dünya genelinde ise ilk 5 büyük kuruluş arasında yer almaktadır. Ülkemizin ve Avrupa’nın en büyük yünlü kumaş üreticisi ve ihracatçısı konumunda olan Yünsa’nın başlıca pazarı Avrupa Birliği ülkeleri, Kuzey Amerika ve Japonya’dır.
Altmıştan fazla ülkeye ihracat yapan Yünsa’nın İngiltere, Almanya, Amerika ve Çin ‘de satış ofisleri; dünyaın birçok noktasında ise acentaları mevcuttur. Ayrıca Yünsa’nın İtalya’da tasarım ofisi bulunmaktadır.
Yünsa, ürettiği kumaşın girdisini oluşturan yıllık 3.600 ton kamgarn iplik kapasitesinin yanında, 14.000 km kumaş dokuma kapasitesine de sahiptir. Dokunan kumaşların büyük bir bölümü %100 yünlü kumaşlardan oluşmakta, bunların yanı sıra yün ile kaşmir, ipek, kaşmiripek, likra, polyester ve viskon karışımı fantazi kumaşlar da üretilmektedir.
Tekstil ürün ve hizmetlerinde farklılık yaratarak büyümek ve global bir güç olmak olan vizyonumuza uygun olarak:
Sürdürülebilir rekabet gücümüzü arttırabilmek için fark yarattığımız noktalardan biri; müşterilerimizin ileride doğacak isteklerine karşı proaktif davranmak. Yaptığımız uygulamalardan örnek verecek olursak; müşterimizin istekleri doğrultusunda birlikte ortak ürün geliştiriyoruz. 2009 yılında başladığımız bu uygulama ile hem müşterilerimiz ile ortak proje yapma kültürü kazanma konusunda hem de diğer müşterilerimizi sürece dahil etme konusunda faydasını gördük.
Yünsa olarak müşteriye dokunuyoruz. 2008 kriz döneminde müşterimizin tercihleri tam anlamı ile değişti. Daha küçük metrelerde, aynı kalitede fakat maliyeti daha düşük ürünler satın almak istiyordu. Pazarın bu isteğine karşı, bizim için inovatif bir ürün olan “Solution” kumaşını tasarladık. Solution kumaşı, krizde tam kapasite üretim yapmamızı sağladı. Aslında yaptığımız şey müşterinin nabzını çok iyi tutmak, üretim esnekliğimiz ve ürün geliştirme aşamasındaki bilginin yoğun olması kriz döneminde diğer rakiplerimize karşı bizi daha da güçlendirdi. Böylece müşterimiz yanında olduğumuzu hissediyor ve ürün kalitesi, termin, fiyat gibi parametrelerin yanına Yünsa denilince aklına “çözüm odaklı” ve “sıcak” ifadeleri de geliyor.

Kalite politikamızda da yer alan, kalite anlayışımızı müşterimizin isteklerine göre geliştirmek, hızlı servis, uygun fiyat, verimli üretim, motivasyonu yüksek bir ekip ile tam ve koşulsuz müşteri memnuniyetini arzuluyoruz.
Ar-Ge çalışmalarımızda öncelikli konularımızdan biri kumaşımızın kalitesini yükseltebilmek. Ar-Ge ekibi olarak belli periyotlarda üretim bölümlerinin sıkıntılarını dinliyoruz ve olası proje konularını hemen değerlendiriyoruz. Tüm müşteri istekleri proje konusu olarak ayda 2 defa değerlendiriliyor.
Müşterilerimizin isteklerini dinlediğimiz düzenli müşteri ziyaretlerinin yanı sıra, “AR-GE Günü” gerçekleştiriyoruz. Yünsa çalışanlarının farklı şapkalar giyerek fikir üretmelerini sağladığımız bir ortam yaratıyoruz. Günün sonunda çıkan fikirler bizim proje kaynağımız oluyor.
Dünyanın en büyük moda markaları ile çalışmanın baskısı çalışmalarınızı nasıl etkiliyor?
Bu baskının kaliteyi arttırma da itici bir güç olduğunu söylesek yalan olmaz. Bizim müşterilerimiz aynı zamanda referanslarımızdır. Bu yüzden müşteri memnuniyetine çok önem vermekteyiz. Nerdeyse müşteriye özgü üretim yapmaktayız. Bu da sürekli yeni ürün anlamına gelip ürün gamımızın geniş olmasını sağlamaktadır. Bunun dışında sıfır hatayı sağlamak için kontrol noktaları oluşturmuş durumdayız. Yünsa, yaklaşık 1800 kişilik bir ekip. Her bir kişinin sürece dahil edilmesi, problem çözme yeteneklerinin geliştirilmesi 2006’da çıktığımız Mükemmellik Yolculuğu’nun kilometre taşlarındandır. Tüm beyaz yaka çalışanlarımız 6 Sigma projesi gerçekleştirmekte veya bir projeye dahil olmaktadır. Mavi yaka çalışanlarımızın büyük çoğunluğu İyileştirme Çemberi, 6 Sigma, Quickwin gibi çeşitli projerlerde yer almaktadır. 2006 yılından bu yana kültürel anlamda yaşadığımız bu dönüşüm bize bildiklerimizin aslında bilmediklerimiz olduğunu gösterdi.

Müşterilerimize sunduğumuz ürün ve hizmet kalitesini arttırmak amacıyla bağımsız kuruluşlarca müşteri memnuniyet anketi yapılmakta ve anketlerden çıkan sonuçlar titizlikle değerlendirilerek gerekli iyileştirmeler yapılmaktadır. Evet, müşteri memnuniyeti anketleri müşterimizi değerlendirmemize yardımcı oluyor, çıkan sonuçları iyileştiriyoruz fakat yine de müşteri memnuniyetini artırmak için yeterli olmuyor. Yapılan bir araştırmaya göre çalışan memnuniyetindeki 5 puanlık bir artış müşteri memnuniyetinde 1,3 puanlık bir artış sağlıyor. Tüm firmalar müşteri memnuniyeti için çalışıyor ve “Müşteri Kraldır” diyor.
Unuttuğumuz bir şey var ki bu işin temelindekiler. Aynı makineler, aynı tesisler rakiplerimizde de var. Farkı yaratan çalışanlardır. Biz de çalışanlarımızın sürece dahil edilmesi, önerilerinin değerlendirilmesi, çalışma ortamlarının iyileştirilmesi için çeşitli uygulamalar geliştirdik. Başarılarımızın paylaşarak arttığına inanıyoruz. Biz de başarılarımızı beraber kutladığımız “Paylaşım Günü”, “6 Sigma Günü”, “Teşvik Töreni”, “İletişim Günü” gibi ortamlar oluşturduk.
Geçtiğimiz yıl AR-GE merkezinizi açtınız ve bu yıl AR-GE merkezi belgenizi aldınız. Bu zorlu ve çok önemli süreçte genç girişimcilere ışık tutacak ne gibi tecrübeler elde ettiniz?
Öncelikle Ar-Ge Yünsa’da yeni bir oluşum değildir. Yünsa kuruluşundan beri Yünsa’da aktif olarak Ar-Ge yapılmaktadır. Ama biz bu oluşumu resmileştirmek istedik ve 2008 yılında çıkan Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi ve Teşviki kanundan yararlanarak bir Ar-Ge merkezi kurmaya karar verdik. Devlet teşviki ile kurulacağı için her şeyin kuralına uygun olması gerekmekteydi. Bu yüzden öncelikle uzman bir kadro oluşturduk bir yandan alt yapı çalışmaları devam ederken diğer yandan ilgili tüm birimler bu konuda bilgilendirildi ve yetiştirildi. Ar-Ge merkezi olan diğer Sabancı kuruluşları ile görüşmeler yapıp deneyimlerinden yararlandık. Üst düzey yöneticiler tarafından stratejik kararlar alınıp (eleman sayısı, çalışmalar için ayrılacak bütçe, organizasyon yapısı vb.) Yünsa içinde yeni düzenlemeler yapıldı ve Ar-Ge kadrosu özenle seçilerek oluşturuldu. Ben ise uzman kadrom ile her görüşmede bulunup ilgili her gelişmeyi birebir takip ettim ve şimdi 87 Ar-Ge merkezinden biriyiz.
Ar-Ge merkezi kuruluş çalışmaları sırasında yurtiçi ve yurtdışı 12 üniversiteyle ile başlayan işbirliklerimiz artarak devam etmektedir. Bu iş birliklerimizin sonucunda Türkiye’de bitti denilen tekstil sektöründe çok sayıda araştırma ve geliştirme yapılabileceğini gördük. Genç girişimcilere tavsiyem; yaratıcı, farklı olmak koşuluyla tekstil sektörüne girmekten korkmasınlar. Gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge projelerinde gördük ki, tekstilde araştırma ve geliştirmenin bitiş çizgisinin sonu yoktur.
AR-GE merkezinizdeki faaliyetlerinizden kısaca bahsedebilir misiniz?
Yünsa’da Ar-Ge ikiye ayrılıyor: Ürün geliştirme, Proses ve Teknoloji geliştirmedir. Ürün geliştirme ekibimiz trendleri ve yenilikleri takip ederek pazarın ve müşterinin isteklerine uygun yeni ürünler geliştirmek. Bu yüzden bu ekibin pazarlama bölümü ile birebir iletişim halinde bulunması ve pazarın ihtiyaçlarından haberdar olması oldukça önemli. Proses ve teknoloji geliştirme ekibimiz ise ürün ve üretim süreçlerinde yenilik yapması, ürün kalite ve standardının yükseltilmesi, verimliliğinin arttırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve teknolojik bilginin ticarileştirilmesinden sorumludur. Bu yönde süren dış kaynaklı ve öz kaynaklı birçok projemiz bulunmaktadır. Ar-Ge merkezi sayesinde, Yünsa’nın kuruluşundan beri hemen hemen hiç değişmeden yapılan birçok işin yapılış biçiminde çok köklü, üretken, yeni teknikler ve bakış açıları geliştirmiştir. Üniversiteler ile işbirliği yapıyor musunuz?
Üniversiteler bizim için vazgeçilmez araştırma ortaklarıdır. Üniversitesanayi işbirliğinin gerekliliğine kesinlikle inanıyoruz. Bu projeler sayesinde hem akademik, hem ticari bir katkı sağlanmış oluyor. Sonuç olarak bilgi universitede, tecrübe, uygulama bilgisi sanayide.
Üniversite-Sanayi işbirliği ile büyük bir sinerji yaratıyoruz. Şu anda yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere 12 üniversite ile işbirliğimiz ve projelerimiz var. TUBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulunmuş 5 TEYDEB, Bilgi ve Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı tarafından desteklenmiş 2 adet SAN-TEZ projemiz bulunmaktadır. Ayrıca üniversiteler dışında bazı yurtiçi ve yurtdışı Ar-Ge merkezleriyle ortak çalışmalarımız vardır.
Sizce fikir ürünlerinizi ve bu fikir ürünlerinden doğan haklarınızı etkin bir şekilde koruyabilmenin, buluş sayısı arttırmadaki katkısı nedir?
Önce elektrik keşfedilmiştir daha sonra ampul icat edilmiştir. Eğer projelerimizin sonucunu dışarıya açmazsak olası araştırmaların önünü kesmiş oluruz. Tabi ki projelerimizin erişilebilirliğini sağlarken Yünsa da bu konuda zarar görmemeli. Katma değeri yüksek bir buluşun oluşması ciddi bir bütçe, zaman ve insan kaynağını gerektirmektedir ama bunun yanında da tekstil sektöründe ürünün taklit edilebilirliği oldukça kolaydır. Bu yüzden öncelikle ürünümüzü koruma altına almayı istiyoruz ve böylelikle patent incelemeleri sonucu başka fikirlerin doğması adına dünya çapında yayınlamış oluyoruz. Ar-Ge projelerimizden koruma altına alınması gereken fikri haklar çıkarsa bunların faydalı model ya da patent ile koruma altına alınması bana göre buluş sayısını arttırmada pozitif etki yapar. Patent ile çalışmalarımız koruma altına alınıyor sizin yıllarca çalışarak elde ettiğiniz bir buluş başkaları tarafından kopya edilmesini önlemiş oluyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir