Marka Seçiminin ve Araştırmanın Önemi

Öncelikle günlük hayatımızda sıklıkla kullandığımız ve zihnimizde büyük (önemli), kaliteli, ucuz, dayanıklı, sıradan, taklitçi, farklı gibi kavramlarla belki farkında bile olmadan kategorilere ayırdığımız MARKANIN ne olduğunu, kitaplardaki tanımından başlayarak ele alalım.

Marka, benzer malları veya hizmetleri başkalarının mal ve hizmetlerinden ayırt etmek için kullanılan işaretlere denilmektedir. Bir başka deyişle marka, bir işletmenin tüm varlıklarını temsil eden ayırt edici işarettir. Dolayısıyla marka, tüketiciye, ürünün kimin tarafından üretildiğini veya hizmetin kimin tarafından sunulduğunun kaynağını gösterir, kalite-güven simgesi ve reklam aracıdır.

Marka seçiminde dikkat edilmesi gereken en önemli kriter, seçilen markanın özgün olması ve bu durumun doğal sonucu olarak, diğer markalardan farklı olmasıdır. Marka(ları)mızı kullanırken üçüncü kişilere karşı koruyabilmek ve mevcut resmi korumadan yararlanabilmek için marka tescili doğru bir araçtır. Bu nedenle, seçilen markanın tescil edilebilme kriterlerine uygun olması da markayı oluştururken dikkate alınmalıdır.

Markanın özgün olmasının dışında var olan tescil edilebilme kriterleri nelerdir?

Seçilen marka, ürün veya hizmetle ilgili olarak bir özellik belirtmemeli veya özellikleri hakkında halkta yanıltıcı izlenim bırakmamalıdır. Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaretlerden seçilmemeli; cins, kalite, miktar, amaç, çeşit, vasıf, coğrafi işaret belirtmemelidir. Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı düşen işaretlerden kaçınılmalı; tanınmış marka olarak korunan işaretlerden olmamalıdır. Halka mal olmuş tarihi ve kültürel amblemleri ve nişanları içeren şekillerden seçilmemelidir.

Kullanılacak marka yukarıdaki kriterlere dikkat edilmeden seçilirse ne olur?

Kişiler, yukarıdaki kriterlere dikkat etmeden markalarını seçerlerse, ürün ya da hizmetlerine ilişkin tanıtımlarda harcadıkları zamandan ve emekten herkesin serbestçe yararlanmasına neden olurlar. Örneğin, Sony firması “Walkman” markası yerine “Portable Sound Recorder” (Taşınabilir Ses Kaydedici) adıyla ürününü piyasaya sunsaydı, taşınabilir ses kaydedici üreten herkes, Sony’nin bu markayla yayınladığı reklamlarından yararlanabilecekti. Oysaki Sony tam tersini yapmış ve ürünlerini özgün bir marka bularak “Walkman” markası altında piyasaya sunmuştur. Böylece Sony firmasına ait “Walkman” markası adı altında üçüncü kişiler herhangi bir pazarlama faaliyetine ya da tanıtıma gidememektedir. Dolayısıyla burada marka seçiminin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Markanızın özgün olduğunu nasıl anlarsınız?

Kullanmayı düşündüğünüz markanızı resmi olarak tescil ettirin veya ettirmeyin, kullanmaya başlamadan önce mutlaka bir marka araştırması yaptırın. Yıllar içerisinde yatırım yapacağınız ve belki de yurt dışına çıkaracağınız markanızın, harcanan zaman ve paradan sonra bir başkası tarafından çoktan kullanıldığını öğrenmek ve yapılan yatırımı heba etmek kimsenin istemeyeceği bir tecrübe olur kanısındayız. Dolayısıyla, seçilen işaretin yukarıdaki kriterlere uygunluğunun değerlendirilmesi ve daha önce bir başkası tarafından tescil edilip edilmediğinin tespiti için, mutlaka bir marka veri tabanında (http://online.tpe.gov.tr/) araştırma yapılması önerilmektedir. Bu araştırma, markasını tescil ettirmek isteyenlere, seçilen işaretin aynısı veya benzeri bir işaretin varlığı hakkında bilgi vermektedir.

Resmi korumadan yararlanmak isteyen marka sahipleri, yukarıda da bahsedildiği gibi seçtikleri işareti (leri), Türk Patent Enstitüsü’nde tescil ettirmelidir.

Marka Seçiminin ve Araştırmanın Önemi” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir